Alper Özkılıç
Her sınıf bir bütündür, ancak bazı sınıfların bütünlüğü bazı arkadaşlarla güçlenir, yıkılmaz olur. İşte Alper bizim sınıfımızda bu bütünlüğe güç katan en önemli şahsiyetlerden biridir. Gerek çeşitli çılgınlıkları ve muziplikleri ile partilerin, gerekse de king, okey, langırt ve bilardo etkinliklerinin değişmez elemanıdır.
Derslerine verdiği önem ile dikkati çeken Alper, bunun semeresi olarak her sene sınıfımızın en başarılı öğrencileri arasında yer almış ve bir anlamda medar-ı iftiharlarımızdan biri olmuştur. İmtihan olduğu günler "Abi, hiç çalışamadım be" diyerek sınıfa girer, imtihandan iki dakika öncesine kadar ders aralarında yaptığı çalışmalar sonunda iyi bir not almayı başarır.
Birazcık telaşlı olan Alper'in bu durumu özellikle Biyoloji sınavları öncesi maksimuma çıkmakta, yanına en dostane biçimde yaklaşanlar bile en azından kırık bir kol veya mor bir gözle yanından ayrılmaktadırlar. Derslerde son derece ciddi bir görünüme bürünen arkadaşımız aslında en küçük bir bakış veya harekette kahkahalarla delice gülmeye hazır durumdadır. Onun bu denli neşeli olması, etrafını da bu özelliğinden yararlandırması Alper'e renkli bir kişilik kazandırmıştır.
Sabahları Alper'in güzelim beyaz Renault'sunu okul kapısında görür görmez içimizi bir sevinç kaplar; öğlen arasında ne yapacağız kaygısı bir anda kafalardan silinir gider. Sınıfımızın ehliyetli şöförü olan Alper'in sınıf içindeki neşeli, heyecanlı karakteri direksiyon başında birdenbire, yerinde bir ciddiyete, soğukkanlılığa ve kendine güvene dönüşür.
Kızdığı kişilere "Ruh hastası" veya "Seni hiç normal göremiyorum, aslanım" laflarını kullanan Alper, el şakalarından hiç hoşlanmaz sürekli body çalışmaları içindedir.
Giydiği şık elbiseleri ve kırmızı çoraplarıyla okulumuz öğrencileri tarafından neredeyse unutulmaya başlanılan güzel giyinme merakının somut ve gerçek bir örneğidir. Koridorlarda havalı saçları ile de hemen dikkatleri çeken arkadaşımızın bir diğer özelliği de bütün kız arkadaşlarımızla arasındaki samimiyettir. Özellikle Meltem-Özlem-Işık üçlüsüyle çoğu teneffüslerde bir bütün oluşturur.
Sesinin güzelliği dillere destan olan arkadaşımız berrak sesiyle özellikle öğretmenlerimizin dikkatini çeker ve her sene kendisinin en az bir solo konserini dinleriz.
Alper, altı senedir birarada oturduğu arkadaşı Semih ile ayrılmaz bir bütün oluşturmuş, bunlar bu senenin sonunda birbirinden nasıl ayrılacak sorusu bütün kafalara yer etmiştir. Semih bu konuda "Alper ile oturmak pastahanede oturmak gibidir, hiç sıkılmazsınız" gibi sözler söylemektedir. Gerçekten de Alper dersler sırasında en çok konuşan kişi olma özelliğini uzun yıllardır muhafaza etmektedir.
Hayatımızın en mutlu anlarını beraber geçirdiğimiz bu lise yıllarından sonra, APO'muzu gelecekte başarılı bir doktor olarak görmek en büyük arzumuz. Okul bitse de bizleri unutma sevgili assolistimiz. Sana başarılar dileğiyle...