Alp Demiray
Bir öğle tenefüsünde 6-Tab-G'ye girecek olursanız, uzun boyu ve renkli gözleri ile Alp'i hemen fark edersiniz. Alp bu sırada kulağındaki walkmande çalan Elvis'in bir konser kaseti ile kendinden geçmiştir. Sizi farketmemesi doğaldır. Fanatik bir Elvis hayranı olan arkadaşımızın Elvis'e olan hayranlığı artık kronikleşmiştir. Boş dersleri Elvis'in nüfus kağıdını şablonla yazarak değerlendirir. Şubat tatilinde gittiği İstanbul'da kucak dolusu para vererek üç tane Elvis kitabı almıştır. En büyük amacı Elvis'in mezarını ziyaret etmek olan bu arkadaşımızın yegane meşgaleleri diğer sınıflardaki Elvis hayranları ile plak ve kitap alışverişi yapmaktır. Elvis'ten herzaman övgü ile söz eden Alp birinci dönemde yazdığı gerek Türkçe gerekse İngilizce kompozisyonlara Elvis'i konu etmesi sayesinde hep yüksek notlar almıştır.
Koyu bir Beşiktaş taraftarı olan Alp'in beden eğitimi derslerine girmek gibi kötü bir alışkanlığı olmadığından sportif faaliyetlerini görebilmek mümkün olmamıştır. Fakat son zamanlarda Tunç'un etkisi ile tenise merak sarmıştır ve bu konuda da oldukça iddialı görülmektedir.
Aramıza bu sene katılmış olmasına rağmen canayakınlılığı ve arkadaş canlısı olması sayesinde kendisini bizlere kolayca kabul ettirmesini bilmiş; sınıfımızın aranılan şahsiyetleri arasına adını yazdırmayı başarmıştır.
Mavi gözleri ve yakışıklılığı ile kızların ilgisini elinde olmadan üzerine çeken Alp'in en önemli özelliklerinden biri de duygu yönünün ağır basmasıdır. Onun bu özelliği kendisini her alanda gösterir. Akraba ve arkadaş ilişkilerine büyük önem veren Alp'in gerek sevdiği arkadaşlarına, gerek sevdiği öğretmenlerine, gerekse akrabalarına önemli, mutlu günlerinde yazdığı kutlama, acı günlerinde ise yazdığı başsağlığı kartları onun hem akrabaları, hem arkadaşları, hem de öğretmenleri tarafından aranılan ve sevilen bir insan olmasına neden olmuştur.
Derslere karşı fazla ilgi duymamasına rağmen notlarını düşürmemesinin nedeni zekasını istediği gibi kullanabilmesi olan Alp'in zayıf notlar aldığında da bunları kurtarmada insanüstü bir kabiliyeti görülmüştür.
Alp'in İstanbul'da yaşayan dedesi ise onun hayatında apayrı bir yere sahiptir. Alp dedesinin kendisinin Ankara Atatürk Anadolu Lisesi'nde okumasında ne büyük katkısı bulunduğunu ve her yönü ile nasıl eşi bulunmaz, mükemmel bir insan olduğunu her fırsatta bizlere anlatır, durur. Karşılaşmamış olsak bile Alp'in anlatımı ile kendisine karşı büyük hayranlık duyduğumuz dedesiyle bir gün tanışabilmek bizim de dileğimiz.
İdeali İstanbul Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Fakültesi'nden başarılı bir mühendis çıkabilmek olan Alp'in bu zorlu ve güzel işin üstesinden de geleceğine eminiz. Doğrusu İstanbul'un bu nadide Üniversitesinde okumak ona çok yakışacak.
İleride bizlerle bağlarını koparmaması dileği ile sevgili Alp'e ömür boyu mutluluklar, başarılar ve bol Elvis'li günler dileriz.