Koray Çevik
Koray Çevik sınıfımızın yetiştirdiği en nadide simalardan birisidir. Her zaman ne gibi haylazlıklar yapabileceğini düşünür. Bunda da çok başarırılı olmuştur afacan.
Koray'ın fişlere karşı aşırı bir ilgisi vardır. Fakat bu masumane ilgisi yüzünden fişlerin meçhul bir şekilde kayboluşunda müdür yardımcıları onun başına üşüşmektedirler. Oysa herkes bilmektedirki, fişler Koray okulda yokken uçmaktarılar. Bu yüzden bu alanda okul idaresiyle yaptığı ikili mücadelelerden daima galip gelmesini bilmiş ve bu başarısı diğer sınıflarda örnek olmuştur.
Her ne kadar müzikten her sene ikmale kalmışsada kendisinde engin bir müzik sevgiside vardır. Bunu derslerde durmadan saat alarmı çalmasından anlayabiliriz. Fakat nedense hocalar bunu anlayamamakta ve Koray'ı üzmektedirler.
Beden dışında her dersten ikmale kalmayı başaran fakat buna rağmen hazırlıktan beri hiç sınfta kalmaması onun insanüstü bir varlık olduğu kuşkusunu doğurmaktadır.
İngilizceye olan aşırı kabiliyetiyle zaman zaman sınıfa neşeli dakikalar yaşatan Koray nedense bazen bazı hocaların krizler geçirmesine sebep olmaktadır. Özellikle Haydar'la beraber Psikolojiciye geçirttikleri psikolojik kriz hala belleklerde yer etmektedir.
Koray'ın sınıf hayatımızda yaptığı en önemli yardımlardan biride sınıfımızdaki bölücülüğü ortadan kaldırmasıdır. Çünkü o sınıftayken Tümay ve Tuğrul bile bağırlarına taş basıp Beşiktaş'lı olmak zorundadırlar.
Ehliyet alacağı günü sabırsızlıkla beklemeyen biridir: İlk defa bu konuda mantıklı düşünen Koray ehliyeti olsa da olmasa da bir hafta da arabanın ne hale geleceğini bilmekte ve boşu boşuna birde ehliyet masrafına gerek görmemektedir.
Çevresi o kadar geniştirki, bazen kimi tanıyıp tanımadığını kendi bile karıştırır. Bu yüzden kafasında birçok bayan çantası izi vardır.
Herhangi bir konuşmada geçen "Koray" lafının hemen arkasında insanın kafasında her türlü karanlık işlere çağrışım yapması onun suçu değildir. Atalarımızında dediği gibi "Bir insanın adı çıkacağına canı çıksın" demek burada uygun düşer. Gerçekte giyimi, konuşması arkaaşlığı kısaca herşeyiyle örnek bir insandır! Ama muhterem turizmcimizinde buyurduğu gibi sık sık o kötü arkadaşlarına uyup azgınlığını son semeresine vardırmaktadır.
Koray'ın baskete olan kabiliyetinin ise evinde bulundurduğu bir Erman putuna bağlı olduğu rivayet edilmektedir. Tam anlamıyla bir Beşiktaş ve Erman fanatiği olan Koray bütün düşüncelerin aksine spor giyimden değil klasik giyimden hoşlanmaktadır. Giysilerinin kalitesine rağmen neyi nerede giyeceğini bilmediğinden babasından yürüttüğü bütün o elbiseler ve eşyalar heba olmaktadır. Ayrıca bu giyecekleri okula giyip ziyan etmeyi sevmeyen Koray okula ancak bir kot ve tişörtle gelmeyi kendine uygun bulmuştur.
Salon oyunlarına düşkünlüğü ile tanınır. Kazanmak için her yolun mübah olduğu felsefesine inanır. Mesala bazı masum arkadaşlarına (bkz.Mehmet Can) içirip Sarhoş ettikten sonra hesap ödetmekten büyük haz duyar.
Özel zevksizlikleri arasında sabah akşam Ferdi Özbeğen dinlemek, piyasadaki tüm ciddi dergileri çıktığı günün akşamı (sabahlaması gereksede) okumak, milleti doldurup astırdıktan sonra okulda kalmak gelir. Zıpkınla balık avlamaktan hoşlanmaz, ayrıca güneş gözlüğüde takmaz. Birinci sınavı kazanırsa O.D.T.Ü İnşaat yada Yüksek Denizcilik okulu arasında bir seçim yapacaktır. Şanslı okula şimdiden bol sabır ve metamet dileriz. Durumu soğukkanlılıkla karşılaşanlar paniğe kapılmasınlar.
Hayatta tek isteği arkadaşlarını ayartıp antrönör kursuna gitmek olan Koray'ı Fehmi Sadıkoğlunun çömezi olarak görmek dileğiyle hayatta başarılar dileriz.