Hakan Titrek
Okulumuzun en popüler delikanlılarından olan Hakan, renkli kişiliği ve her zaman gülen yüzüyle herkesin sevgilisidir.
Gününde olduğu zaman yaptığı espirileriyle çevresinin neşe kaynağıdır. İnsanları bozma ve kafalama konusunda uzmandır. Bu yüzden, özellikle kızlar onunla konuşurken kelimeleri doğru söylemeye ve yanlış yapmamaya çalışırlar. Eğer başaramazlarsa "hebele bebele" gibi anlaşılmaz sesler duyup, Hakan'ın meşhur mikrofonuna konuşmak zorunda kalırlar. Aman haa! Sakın onunla tartışmaya girmeyin. Çünkü o her zaman haklıdır. Böyle bir hataya düşerseniz yapacağınız tek şey "peki, peki anladık, sen neymişsin be abi" deyip lafı değiştirmek olmalıdır. Zaten demeseniz de, o size zorla dedirtir.
Çok alçakgönüllü bir arkadaştır. Hayatta en sevmediği şey övünmektir. Bunun için aynaya her baktığında "Allah kahretsin, yakışıklı olmak kolay değil" der.
Okulumuzun devamsız turistlerindendir. Okula bütün derslerin ve çeşitli çizimlerinin içinde olduğu tek defteriyle gelir. Öyleki kendisi bile hangi bölümde hangi dersin olduğunu bulamaz. Derste ders harici herşeyle uğraşır. En sıkıcı dersler bile onun yanında eğlencelidir.
Okul kurallarına harfiyen uymakla beraber iki ayda bir kestiği sakalları ve kestirmediği saçları ile hocalar hariç herkesin beğenisini kazanmıştır. Kayıt işlerinde uzman olan Hakan boş zamanlarında komedi kasetleri kaydeder! Çok tutulan bu kasetler sonradan çoğaltılıp piyasaya sürülmüştür.
Arkadaşlarını içki ve sigara gibi kötü alışkanlıklardan korumayı kendine görev bilmiş, doğuştan lider yaradılışlı olan Hakan son sene yaptığı aşamayla Yeşilay Kolu Başkanı bile olmuştur. Hakan'a taktığımız "Sir" lakabı kendisinin Kont Drakula'nın 7. göbekten akrabası olduğu rivayetinden ileri gelmektedir.
Kızlar tarafından çağrıldığında duyu organları çok iyi işleyen Hakan derste hocalar tarafından çağrıldığında ise "kim? hangi Hakan? Ben mi?" gibi sorularla onları çileden çıkarır. Onunla başa çıkamayan her hoca gibi kimyacısı Belgin Hanım "Hakan sırf sana bir hoca lazım, sen special menü gibisin" diyerek düşüncesini belirtmiştir. Tam bir laf ebesidir. O, sıkıştığı durumlarda dili sayesinde her zaman kendini haklı çıkarmayı bilmiştir. Elindeki herşeyi üst üste yere düşürdüğü bir gün kendine güldüğümüzde "bugün yerçekimi çok kuvvetli, ne yapayım?" diyerek işin içinden yine sıyrılmıştır. "Eylül'de gel" şarkısını çok seven arkadaşımızın "bütünlemeye hazırlanmama ve sınıf geçme" adlı ilk kitabı yayımlanmıştır.
Yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen Hakan ve Semih'in oluşturduğu muhteşem ikili Prof ve Sarısakalla takviye edilmiş ve dünya tarihinde ikinci kez "dört silahşörler" ortaya çıkmıştır. Müzik, hayatının vazgeçilmez bir parçasıdır. Son gelişmeleri yakından izler. Yaptığı üstün kimya deneylerine rağmen kimyager olmayı düşünmemektedir. Hayat felsefesi özveri değil boşveri olan, gerçek dost, medar-ı iftiharımız Hakan'a hayatta başarılar diliyoruz.