Kuzey Aydınuraz
İsmi ilk kez duyulduğunda etrafta soğuk bir etki yaratan Kuzey, isminin aksine dosttur, sıcaktır, sevecendir; tabii ismiyle ilgili espriler yapılmadığında. İşin doğrusu Güney pardon Kuzey ismiyle ilgili şakalar yapılmasından hiç hoşlanmaz ve bunu açık bir şekilde belli eder. Sonuçta bu şakaları bir kere yapanlar bir daha yapmaya cesaret edemezler.
Entellektüelliğini her fırsatta, kendi deyimiyle istemeden belli eden Kuzey'in en önemli hobilerinden biri kitap okumaktır. Kitap okuma alışkanlığını son sınıfta bile geri plana atmayan Kuzey'in nasıl olup da kitap okumayı başarabildiği hâlâ merak konusudur. Bu arada sürekli bir TIME okuyucusu olduğu yaptığı ukalalıklarla meydana çıkar.
Kuzey'in ilgilendiği diğer bir alan da eski eserler ve arkeolojik kalıntılardır. Elinden geldiğince değişik yerler gezmeyi seven Kuzey, gittiği yerlerdeki kalıntıları incelemekten, müzelere gitmekten oldukça hoşlanır. Her İstanbul'a gittiğinde Eminönü, Sultanahmet, Topkapı civarlarında görünen Kuzey, her sene mutlaka bir kaç müze gezer. Sıkıldığı zaman "Of, of gezmek lazım" diye iç çeken Kuzey, bu konuyu ileride gerçekleştireceğine gönülden inanmakta, ileride de bu hobisini sürdürmek ve rehber olmak istemektedir.
İhtisasını yemek üzerine yapmayı istediği düşünülen Kuzey'in ilgisi turşu, börek, sarımsaklı ve soğanlı yemeklerdir. Özellikle geleneksel Türk yemeklerine büyük ilgi duyan arkadaşımız un helvası ve imambayıldı'yı çok sever.
Kuzey sporun her dalına ve sporculara büyük ilgi duyar. İlkokul sıralarında üç sene boyunca yüzen Kuzey kurbağalama ve Köpeklemede muhteşemdir. Ortaokul ve lisede ilgi alanı voleybola kaymış, ancak büyük bir sevgiyle bağlandığı voleybolu attığı servisler fileleri deldiği için bırakmak zorunda kalmıştır. Yine de voleybol maçlarını kaçırmaz, fırsat oldukça da voleybol oynar (sınıf arkadaşlarıyla). Bu arada basketbol maçlarını da kaçırmamaya çalışır; özellikle Gençler Şampiyonalarının değişmez seyircilerindendir.
Kuzey, ilkokuldan beri sürdürdüğü piyano derslerini bu sene zaman darlığını öne sürerek bırakmıştır. Şimdilerde rahatlamak için arada sırada piyano başına geçen Kuzey, gerçekten güzel piyano çalar. Hazırlıktayken konser bile vermiş, konserde şaşırıp kıpkırmızı kesilmiştir. En sevdiği besteciler, Bartok, Bach, Czerny, Schubert ve Chopin'dir. Ancak evdekilerin de bu zevki paylaştıkları pek söylenemez çünkü Kuzey gecenin bir vakti etüd çalışmaya oldukça meraklıdır.
Ayrıca arkadaşımız iyi bir klasik müzik dinleyicisidir. Chopin'in Cenaze Marşını çok seven Kuzey, Şostakoviç'in 10. senfonisiyle, Mahler'in Dev senfonisi'ne bile dayanmış; bu eserleri büyük bir sakinlikle sonuna kadar dinlemiştir. Arada pop-caz ve klasik caz dinlediği de görülür.
Yılın üç-dört ayını Bodrum Ak-Tur'da geçiren Kuzey, geri kalan zamanı da Bodrum'dan sözederek geçirir. Gerçekten Kuzey'in Bodrumla olan sevgisi büyüktür, Eylül ayı Bodrum dönüşü başladığı anıları bütün tepkilere karşın Haziran ayına kadar sürer.
İdeali doktor olmak olan arkadaşımıza hayat boyu mutluluk ve başarılar dilerken, Hastalarına şimdiden geçmiş olsun deriz.
